
Alyosha - Sweet People (Ukraine) - Eurovision 2010
benim için en iyi eurovision şarkısıdır. hala dinliyorum. hakkını yediler alyoşam :///
En iyisi buydu.Hala telefonumda durur.

Gelemem milena çünkü yalan söyleyemem. iki sebepten yalan söyleyebilirim biri korkudan diğeri çaresizlikten. hiç gözümü kırpmadan söylerim yalanı bu durumlarda. çaresiz kalırsam izin bile istemeden basıp gidebilirim. ama sadece mutlu olmak için yalan söyleyemem bunu biliyorum..
biliyorum fazla güçlü ve cesur biri değilim yazmayı da beceremiyorum üstelik. biliyorsun ki kalbi olan insan yazı yazamaz. benden uzaklaşırsan milena benim de kalbim duruverir..
Bu akşam tek başıma uzun bir yol yürüdüm. Çoğunlukla başkaları ile yürürüm veya yatarım. Bu akşam tek oldu. Tanrım, keşke burada olsaydınız. Burada olmadığınızı söylersem aslında kendime deli demeliyim. O kadar kuvvetli bir şekilde hissediyorum ki burada olduğunu. Hayır hayali değil, istediğim anda size dokunabileceğim şekilde buradasınız, yanımdasınız..
Franz Kafka - Milena’ya Mektuplar
BENİ GÜZEL HATIRLA
Beni güzel hatırla
Bunlar son satırlar
Farzet ki bir rüyaydım esip geçtim hayatından
Ya da bir yağmur sel oldum sokağında
Sonra toprak çekti suyu kaybolup gittim
Beklide bir rüyaydım
Senin için..
Uyandın ve ben bittim
Beni güzel hatırla
Çünkü sevdim seni ben, her şeyini
Sana sırdaş oldum, dost oldum, koynumda ağladın
Yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini
Beni üzdün kınamadım
Alışıktım vefasızlığa, el oldun aldırmadım
Beni güzel hatırla
Sayfalarca mektup bıraktım sana
Şiirler yazdım her gece
Çoğunu okutmadım
Sakladım günahını, sevabını içimde
Sessizce gittim, senden öncekiler gibi sen de anlamadın
Beni güzel hatırla
Sana unutulmaz geceler bıraktım
Sana en yorgun sabahlar
Gülüşümü, gözlerimi, sonra sesimi bıraktım
En güzel şiirleri okudum gözlerine baka baka
Söylenmemiş merhabalar sakladım her köşeye
Vedalar bıraktım duraklarda
Ne arasan bir sevdanın içinde
Fazlasıyla bıraktım ardımda
Beni güzel hatırla
Dizlerimde uyuduğunu düşün
Saçını okşadığımı üşüyen ellerini ısıttığımı
Mutlu olduğun anları getir gözünün önüne
Anlından öptüğüm dakikaları
Birazdan kapını çalan kişi olabileceğimi düşün
Şaşırtmayı severim biliyorsun
Bu da sana son sürprizim olsun
Şimdi seninle yaşanan günleri ateşe veriyorum
Beni güzel hatırla
Gidiyorum.Orhan Veli KANIK
Kullanım Şartları
Baby All Gone (1992)
İlkokulda en yakın arkadaşımda vardı bundan.Hayatımın dramını yaşattı bana o senelerde.Hüzünlendim.
Praha*
Her şeyi anlatabilirim de bu günü, eylülün yedisini, yok.
Benim hayallerimi bir başkası yaşıyor. :(
9 senedir Ankaradayım bir zararı olmadı bana. :D

Senin için “o artık yok.” diyorlar.
Attığım her adımda karşımdasın ya
Kalemimin ucunda yaşıyorsun
Avuçlarımda atıyor kalbin.
“Hatırlamıyor bile seni” diyorlar.
Ben hatırlamanı istemiyorum ki
Unutma yeter sevgilim.
Kim demiş sen artık yoksun diye?
Hepsi yalan söylüyor
Varsın işte, yanımda uyuyorsun.
Sabah oluyor,uyanıyorsun.
Birileri çok konuşuyor, duymuyorsun.
İnanmıyorum,dinlemiyorum ben de.
Senden sonra seslerin önemi kalmadı.
“Onu hiç duyamayacaksın.” dediler.
Doğruydu.Ama önemi yok ki.
Çünkü ben seni, senden önce,
Gözlerindeki ıssızlıktan dinledim.
Varsın işte.
Burdasın.
Kahraman:Ben ölücekmişim.
Sokaktaki çocuk:Ee o zaman misketlerini bana verirsin değil mi?
Kahraman:Tabi veririm oğlum..
Sokaktaki çocuk:Yaşa Kahraman!
Onca dramın içinde Canım Kardeşim’i tekrar izlemek akıl işi değildi,kabul ediyorum.
Kafka ölüm yolunda ilerlerken Milena’yı gördü ve durakladı. Milena onun yaşama korkususunu daha da alevlendirdi. Bir insana değil, bir korkuya aşık oldu. Mektuplarında da zaten doğrudan Milena’ya söylenmiş sevgi sözcükleri yoktur.Hep kendi iç çatışmalarından ve içindeki korkuyla karışık huzura yazılmıştır. Korkularının adı Milena’dır.
Peki ben korkuyu seviyor muyum? Belki Kafka yüzünden oldu bunlar.Bilemiyorum.Ama kendimi onunla özleştirdiğim bir gerçek.İster özenti de, ister kafayı yemişsin de.Kimse Milena olup, Kafka’nın ağırlığını çekmek istemez.Mantıklı bir yanı yok.
Korkuyu sevmek değil benimkisi. Zorunluluklarım var.Çocukluğumda elime bir kutu verildi.Tüm hayatını bununla geçireceksin dediler. Elimde kutunun içindekiler dışında hiçbir şey yoktu. Büyüdüm. O kutuyu da kaybettim.Sadece “ben” vardım artık.Kaybetme korkusu,yok olma korkusu ya da tam tersi.Var olma korkusu…Gerçekten bilemiyorum.Bir korku var ve ben onun adını sürekli değiştiriyorum.Sevmiyorum.Zorunluluk bu.
Mutlu olmaktan korkmak değil, mutluluğu hak etmediğimi düşünmek. Kendime acı verme tutkusu hiç değil.Belki de öyle.Bir önemi yok.
Olamadığım bir kişiliğim ve olmak istediğim bir kişiliğim var.Suçlu hissediyorum kendimi.Bu suçluluk bana kendini kabul ettiriyor.Sürekli acı çekmem bu yüzden.Belki de değil.
Aklımdan geçenler çok fena.Zehir oluyor hayatım.Sürekli bir şeyler geride kalıyor.Kendimi geride bırakınca birtakım şeyler yolunda gitmeyebiliyor.Belki de tam tersidir.
İnsanlara zarar vermemek için içimdeki işkenceleri her gece , her sabah, her an hatırlatmaya çalışıyorum kendime.-ki ben unutmam.-İşkencelerime yüklediğim korkular gözümün önünde her zaman.Tüm bu acı çekişlerim , mutluluktan kaçışlarım adsız korkuma bir ad takmadır.Ya da değildir.

Ona yaptığım şey yüzünden lanetleneceğim.Beni asla affetmeyecek. Hak etmediğim şeyler yaşadığımı düşünerek kendimi cezalandırdım durdum hep.Bu kendimi cezalandırmalarda kırdığım kalplerin haddi hesabı yok.
Tek seferde gelişlerim, anlamsız ve temelli gidişlerle son buldu çoğu zaman.
Hiç olmadığım kadar bencil,kalpsiz ve caniydim bu sefer.Bak şimdi de yalancı oldum sevgili.Ben her zaman hiç olmadığım kadar bencil, kalpsiz ve caniydim.
Kalpsiz…Kalbim yoksa eğer seni nasıl sevdim?Cevap bulamam.Soruları da sevmem zaten.Bak şimdi de üşengeçliğim tuttu. Nasıl amaçsız bir insanım ben gör sevgili.
Biliyorum kesin lanetleneceğim.Bak hala bencilim.Zerre anlayış yok bende.
Ne ara bu kadar kötü bir insan oldum ki ben? Hep mi böyleydim? Neyse , soruları sevmiyorum.
Bu yazıyı yazmış saymıyorum.Net bir zihinle yazılmadı bu satırlar.
Sevgili, sen hala…Pardon. Yok sevgili falan. Korkaklığıma yakışır bir şekilde gelmemek üzere gitmiştim ben. Geri gelmeyeceğim.Kaçıyorum yine baştan başlaması kolay olsun diye bitişlerimin.
Ders çalışıyorum.Onun dışında ellerimi göğsüme bastırıp acı çekiyorum.Zaman zaman yatağa uzanıp cenin pozisyonu alarak depresif şarkılar dinliyorum.Sen?
Bende bir aşk var
Onu hep kırık yelkenlere bağladım
Senin gökyüzünde benim yerim yoktu
Kuru dallarında kanatlarım kırılıp koptu
Göksel-Yalnız Kuş


